Showing posts with label Olan Biten. Show all posts
Showing posts with label Olan Biten. Show all posts

Sunday, June 20, 2010

Küfür

Vatandaşın biri, bu kez öyle ya da böyle bir isim yazmışlar hayret, 2 yıl önce vefat ettiğini blogda da yazdığım Anneanneme küfretmiş. Küfür küfürdür gerçi, ölü ya da diri diye direkt bir ayrım yapmak doğru olmayabilir ama genelde Türk toplumunda bu durum biraz farklı diye biliyordum. Demek ki öyle değilmiş. Öğrenmiş oldum.

Blogu takip eden kişiler ya da yolu bir gün bu blogdan geçenler için "adamlık" ön koşulu arayacak değilim. Lakin şunu beklemekte sakınca yoktur herhalde; küfür edeceksen, direkt bana et. Ölü ya da diri, sevdiklerimin bu olaya dahil edilmesine gönlüm razı değil zira.

Sen nasıl Fenerlisin de, küfrü bas...
Sen neden x takıma düşmansın de, küfrü bas...
Sen neden iktidarı, orduyu eleştiriyorsun de, küfrü bas...

Bunlara alışığız zaten. Sen en iyisi mi bundan sonra böyle yap be birader!

Saturday, April 24, 2010

Es

Bazen iki üç gün bloga bir şeyler karalamadığım zamanlar, "hayırdır, bir sıkıntı mı var?" şeklinde yorum yazan, e-postalar gönderen arkadaşlar oluyor. Hem onları böyle meraklandırmamak hem de blogu takip edenlere haber vermek adına ayrı bir başlıkta bu düşüncemi belirtmem gerek.

Bir müddet, artık ne kadar olur onu bilmiyorum, bloga bir şeyler karalamaya ara vermek istedim. Bunu temelli bir ayrılık gibi düşünmeyin tabii. Birkaç gün sonra da olabilir dönüş, birkaç hafta sonra da olabilir. Zamana bırakmak lazım herhalde. Sadece bloga bir şeyler karalamaya uzak kalmayı tercih ediyorum bir müddet. Mola gibi bi nevi. Başka bir deyişle "es" ya da...


Wednesday, January 13, 2010

Olan Biten Volüm Bilmem Kaç

* 1907 Ünifeb "Fenerbahçe'nin En İyileri - 2009" adıyla "Aydınlık Gelecek Ödülleri"nin ikincisini düzenliyor. Sitelerinde şöyle bir açıklama yapmışlar konuya ilişkin;

"Sadece sportif alandaki kazanımlarla açıklanamayacak olan başarının, üniversiteli bilinciyle yaklaşan tüm Türkiye genelindeki 1907 ÜNİFEB üyeleri tarafından değerlendirileceği "Aydınlık Gelecek Ödülleri" 20 kategoride belirlenmiş 95 seçkin aday arasından seçilerek sahiplerini bulacaktır.

2009 yılında Fenerbahçe Spor Kulübü ve Spor Kamuoyu'nda öne çıkan kurum ve isimlerin değerlendirileceği Fenerbahçe'nin En İyileri - 2009 anketine tabii ki sadece 1907 Ünifeb üyeleri katılıyor."


Üniversite hayatım boyunca bilfiil görev aldığım bir oluşum olan 1907 Ünifeb'in bu anketinde "Yılın Fenerbahçeli Blogu" kategorisinde aday gösterilmek beni gerçekten çok memnun etti. Diğer adaylar çok sağlam bu arada. Sürekli okuduğumuz, takip ettiğimiz, bir şekilde görüştüğümüz kişiler yine. Hepsi Fenerli, güzel insanlar nihayetinde.

"Yılın Fenerbahçeli Blogu" kategorisindeki adaylar şöyle (liste olduğu gibi alınmıştır, alfabetik sıraya göre yazmışlar malum)

* Ariel Ortega
* Hayatım Fenerbahçe
* Lambuja
* Marko'nun Yeri
* Papazın Çayırı

Dediğim gibi gayet sağlam Fenerli ve de güzel insanların yazdığı bloglar bunlar. Ucuz popülizm gibi algılanmasın söylediklerim ve birazdan söyleyeceklerim. Gerek 1907 Ünifeb tarafından böyle bir kategoride aday gösterilmek, gerekse de bu güzel insanlara ait bloglarla birlikte Ariel Ortega blogun zikredilmesi gayet mutlu edicidir. Bu vesileyle buradan da teşekkürlerimi sunayım.

* Gelelim olan-bitende ikinci mevzuya. Sportif Cümleler blogundan bir söyleşi talebi geldi. Ve ben yine kendimi matah biri gibi hissediyorum. Bloglarında bir duyuru yapmışlar. Sormak istediğiniz sorular varsa buyurun gibisinden, çok kazık olmamak şartıyla buradan yardırabilirsiniz diyelim.

* Son mevzuya gelince. Geçenlerde Fenerbahçe tribünlerine yıllarını vermiş bir ağabeyle söyleşi gerçekleştireceğiz demiştim ama uzun bir süre geçti üzerinden. Sebebi tembelliğim tabii. Geçenlerde soruları gönderdim bahsettiğim kişiye, o da sağolsun hızlı bir şekilde cevaplamış. Yakın bir zamanda bloga koyarız söyleşiyi. Bu konuyu merak edenlerin sorularını da böylelikle yanıtlamış olduk.

Wednesday, January 6, 2010

Formspring.me (O Soruyu Sor)


Evet, yine gereksiz bir konuyla karşınızdayım. Bu gece sizlere tanıtacağım sitenin adı "formspring.me". Sitemizin sanki çok ciddi bir gayesi yok. Yani hayatın sırrına vakıf olmayı bekleyenler, yazının geri kalanını okumasınlar. Efendim, şimdi adamlar şöyle bir şey düşünmüş, siz siteye üye oluyorsunuz. Daha sonra "bana soru sorulsun" diyorsunuz kendinizi matah biri gibi düşünerek, elelem de kafasına takılan ya da takılmayan alakalı-alakasız ne varsa soruyor işte size. Sitenin özelikleri arasında birbirini takip etme(follow) zımbırtısı da var tabii. Sorulara siz cevap vermeden, onları kimsenin görebilmesi mümkün değil tabii. Hatta isterseniz soranın adı yoksa, hiç gelmesin bana öyle sorular aga, diyerek o tarz soruların önüne set de çekebiliyorsunuz.

Velhasıl kelam, öylesine gereksiz sitelerden birisi de Formspring.me yani. Can sıkıntısına iyi gelebilir yine de. İlginç sorular oluyor. Ciddi ciddi sorular soranlar da oluyor. Cevaplıyorsunuz, komiklik şakalar falan. Gavur yapmış işte.

Yeni başlayanlar için, kendi hesabımın linkini de vereyim. Dileyen soru da sorabilir. "O soruyu sor, çocuumu keserim" geyiği vardı Cem Yılmaz'ın Bir Tat Bir Doku dönemlerinde, aklıma o geldi bu siteyi görünce. Onu da söyleyeyim.

Neyse yeter bu kadar geyik. Yine de bu siteyi ciddi ciddi de kullanabilirsiniz belki. Arkadaşlarınızın merak ettiklerine cevap vermek için, yahut grubunuz, kurumunuz için gibi.

Bu benim soru sayfam; http://www.formspring.me/elburrito
Bu da sitenin adresi; http://www.formspring.me/

Thursday, December 31, 2009

Neyse Ki Bitti!

2009'un ilk 5 ayını askerde geçirdik. Zaten buradan belliydi herhalde onu sevemeyeceğim. Geri kalan kısmında Beşiktaş'ın iki kupa aldığı günleri gördük futbol için konuşursak. Bir Fenerbahçelinin hayırla yâd edeceği bir yıl olamaz herhalde.

Bir de Barcelona abartı bir başarıyı yakaladı. Buna da şahit olduk. Gerçi anti-Barca ruhumuz bunlara üzülse de başka bir galaksinin futbolunu oynayan adamlara saygı duyduk.

Ülkede işler sanki her geçen gün daha kötüye gider gibi oldu. Ekonomi dünya çapında takla atınca, etkisi bizde daha büyük oldu. İşten çıkarılan bir sürü arkadaşım oldu. Zam üstüne zam manyağı olduk yine. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, darbe silahıyla korkutulur olduk... Kime güveneceğimizi şaşırır olduk.

Şöyle bir baktım, hiç mi güzel bir şey olmadı lan bu 2009'da diye.. Olmadı sanki. Çocukluğumuzun pop kralı da gitti misal. Çocukluğum da resmen öldü.

Dersten çıktıktan sonra, Eczaneye uğradım. "Mutlu yıllar" dedi Eczanedeki bayan. "Size de" dedim. Telefonuma mesaj geldi. Miss B.'den gelmiş. Miss. B'nin yeni yılımı kutlayan mesajına cevap olarak, "benim adıma 2009 bok gibi geçtiydi zaten" yazdım. O da "kazasız belasız atlatmadın mı? Şükret buna" demiş. "Onu iyi dedin bak. Şükredelim" diye cevap yazdım.

Evet, tam 2009'un..diyerek küfredecekken, doğru söylediğini fark ettim. Neyse ki bitti diye şükretmek lazım. Gerçi daha birkaç saat var bitmesine ama olsun, sorunsuz bitmiş gibi yapalım. Sorunsuz bitsin diye dua edeyim...

Mutlu yıllar herkese...

Tuesday, December 8, 2009

Blog Söyleşileri


Okumakta, takip etmekte olduğunuz blogun yazarı hayatı boyunca gazeteci olma, medyada yer alma hayalleriyle yanıp tutuştu. Bu hayalini gerçekleştirme adına bazı girişimlerde bulundu, bazı kapıları aralamaya çalıştı, kimi zaman bu kapılar suratına kapandı, kimi zaman ise ilginç şeyler oldu, anlam veremedi.

Bugün mesleği eğitimci olarak geçen bendeniz, yani blog aleminde bilinen ismiyle "Ortega", o içinde uhde olarak kalan bazı gazetcilik eğilimlerini blog aleminden özenle seçtiği isimlerle söyleşiler yaparak gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Bir aralar kendisine bunu yapması teklif edilmiş, ama önceleri buna soğuk bakmış biri olmasına rağmen, bugün sanırım yapsak hoş olur kanaatindedir.

Diğer bloglarda da şu sıralar bir takım röportajlar yapılıyor ve tüm bu girişimleri takdir ederek izliyorum. BIY bloglarında futbol ve basketbol dünyasının tanınmış simalarıyla yapılan röportajları, blogun okuyucu kitlesinin de takip etmesini tavsiye ederim. Şu sayfada gerekli duyuru yapılmıştır, bilginize.

Keza Mutlak Gol Pozisyonu blogundan Oğuz Öztürk de futbol blog alemindeki bazı isimlerle güzel söyleşilere imza atmakta. Onları da gözden kaçırmayın derim.

Benim yapmaya çalışacağım şey ise biraz daha farklı olacak tabii. Yukarıda zikrettiğim ciddi söyleşilerin yanında, daha ilginç, daha farklı şeyler yapma çabası olacak biraz. Çoğunlukla da eğlenceli olmaya niyetlindiğimiz türden eylemler olmasını istiyorum. Becerebilirsem ne ala!

Neyse uzun lafın kısası kısa laftır, kısa keserek önümüzdeki birkaç gün içerisinde ilk söyleşimizi bir terslik olmazsa buradan yayımlayacağız diye bir duyuru yapayım.

Şimdilik bu bilgilendirme yeterlidir.
Dileyenler ilk ismin kim olacağına dair tahminde bulunabilir tabii.
Bakalım tutturabilecek misiniz?

Wednesday, December 2, 2009

Köfte Yemeye Gidiyorum


Twitter'da bir çok sporcu var malum. Tenisçi İpek Şenoğlu da onlardan biri. Kendisi, annesinin köftesinin Türkiye'nin en iyisi olduğunu iddia etmiş. Ben de "denemek lazım" dedim yüzsüzlükte sınır tanımayanlar örgütü adına... İpek'cim ise "why not?" diye cevap vermiş bana. Neden olmasın? diyor..

İpek Şenoğlu'nun annesinin köftesinden yemek üzere evlerine davet edildim yani anlayacağınız.Spor magazin basını beni takip etsin. Her an her şey olabilir.

foto: ipeksenoglu's Photostream

Thursday, November 26, 2009

3 Yılı Devirmişiz Be!


Berkant söylemese farkına varmayacaktım. Sağolsun. Uyardı. Gerçi o da geç uyardı ama ne demişler, geç olsun ama güç olmasın.

Şu blog işine 8 Ekim 2006'da adım atmışız, Denemeden duramadım diyerek. Nereden nereye işte. Seney-i devriyesini kaçırdık ama çok da olmamış yahu. Bir buçuk aydan biraz fazla işte (heheh).

Neyse efendim. Bugüne kadar okuyan, yorum yazan, paylaşan, eleştiren, arkamdan sallayan herkese teşekkür ederim. Bazen, "eh yeter be! Yazmayacağım bir daha" gibilerinden sinirlensem de, yazmak, paylaşmak güzel bir şey.

İyi ki varsın sevgili okur. İyi ki o monitörün önündesin ve bu yazıları okuyorsun.

Not: Ayrıyeten, herkese İyi Bayramlar dilerim.