Showing posts with label Aykut Kocaman. Show all posts
Showing posts with label Aykut Kocaman. Show all posts

Thursday, May 17, 2012

Aykut Kocaman #5


İşin teknik taktik detayı üzerine değil saatlerce, haftalarca konuşulur. Bunda sıkıntı çıkarılacak bir durum yok, ancak konu bu acayip süreçte önce futbolcuları sonra da camianın geri kalanını ayakta tutmak için bir şeyler yapamak ise Aykut Kocaman'ın performansı takdir edilesidir.

Bu sebepten, teşekkürler Aykut Kocaman!

Monday, May 23, 2011

Şampiyon Fenerbahçe!

Yorucu ve psikolojik anlamda hayli yıpratıcı bir sezonunun ardından, ligin 2. devresinde dosta düşmana "Fenerbahçe şampiyonluğu hak etti" dedirten bir performans ortaya koyan Fenerbahçe 2010-2011 sezonu Süper Lig Şampiyonu oldu.

Her şampiyonluk anlamlıdır ama bu şampiyonluk hem bazı rakiplerin her hafta akla hayale sığmayan iftiralarına rağmen geldiği için hem de Fenerbahçe camiasının komple kenetlenmesinin sonucu olması sebebiyle ayrıdır.

Oyuncusu, teknik kadrosu, malzemecisi vs. diye devam eden, şampiyonlukta payı olan bütün Fenerbahçelilere ve bilhassa iç sahada dış sahada takımı yalnız bırakmayan taraftalara helal olsun denmez de ne denir ki? Şimdi Sarı-Lacivert bayramı! Bu sabah herkesin yüzünde bir tebessüm. Gözlerdeki parıltıyı görmemek imkansız. Paşalı Birol ağabey'in dediği gibi: "Şampiyonluk güzel şey be arkadaş!"

İki kişi için ilave cümleler yazmak lazım.

Bu şampiyonluğa en çok Aykut Kocaman için sevindim. Zaten en çok da onun için istemiştim. "Sen bizim kocaman gururumuzsun!"


Ve tabii ki Alex de Souza... Doktor! Senin gibisi bir daha gelmez!

Son söz de Turist Ömer'den gelsin: "Öyleyse bağırın ulan Fenerbahçe çok yaşa diye!"


Saturday, February 26, 2011

Yüzsüzlüğün Böylesi

Bu yaklaşık iki ay kadar önce Antu'nun girişinde karşımıza çıkan görseldi. Konuyla alakalı, "Cesaretiniz Varsa!" başlıklı bir yazı karalamıştık. Merak eden buradan okuyabilir.

Bu da 27 Şubat 2011 tarihinde Antu'nun girişinde karşımıza çıkan görsel. Sanki 2 ay önce Aykut Kocaman'a "Burası Malatyaspor'a benzemez vs." diyen bendim anasını satayım. Bunları unuturuz falan mı sanıyorlar, nedir acaba tam olarak düşünceleri?

Pes doğrusu!

Tuesday, December 21, 2010

Cesaretiniz Varsa!

Bucaspor maçı ve bu maçın öncesindeki döneme dair Aykut Kocaman'a eleştiriler yapılabilir. Buna kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum ancak; Antu'nun bu görseli üzerine "hele soğuklan yeğenim!" demek lazım. Bu ne kin, bu ne gaz?

Madem bu camiada işini iyi yapmadığını düşündüğünüz kişilere böyle sağlam bir şekilde çakma yeteneğiniz var, Aziz Yıldırım'ın 13 yıllık başkanlığı döneminde futbolda kaybedilen şampiyonluklardan ve genel olarak camianın değerlerini yerle bir edişinden sonra çıkıp "Burası Fenerbahçe, bla bla ..." demediniz veya diyemediniz? Neden? Yalandan rüzgar yapmalarınız vardı ara ara, bunları hatırlamak mümkün ama Aziz Yıldırım başkanlığında Fenerbahçe futbol takımının büyük harcamalar ve beklentilere rağmen ligi nerede bitirdiğini, neler kaybettiğini tıpkı şu yukarıdaki görselde yaptığınız gibi yapsaydınız da görseydik. Madem böyle bir duruş sergiliyorsunuz, bunu yapmış olmanız da gerekmez miydi?

"Burası Fenerbahçe ey Aziz Yıldırım!" diyebilirdiniz herhalde, bunu demekten korktuğunuzu yahut bir takım sebeplerle geri adım attığınızı düşüneceğiz yoksa.

Şimdi bu sözler üzerine, "Fenerbahçe Spor Kulübüdür. Dün kadın voleybol takımımız kulüpler dünya şampiyonu oldu" mu diyeceksiniz yoksa bu laflarımız üzerine? Ama böyle dememeniz lazım. Böylesine önemli bir başarının ardından sayfanızın girişine o başarıyı değil de, bu sorgulamanızı koymuş olmanız alakasız olurdu değil mi?

Fenerbahçe bir spor kulübüdür diyorsunuz. Evet, bu doğru. Diğer branşlardaki başarıları gösteriyor ve başkanı alkışlıyorsunuz mütemadiyen. Ama şunu da demek lazım; her zaferde "ama başkanımızı unutmayalım" diye başımıza kakanlar, mağlubiyetlerde neden başkalarını işaret ederler? Bu ne derece samimi bir yaklaşım acaba? Ve özellikle siz Antu yöneticileri; bugüne kadar Fenerbahçe mensuplarını her fırsatta kollayan, onlara destek çıkan bir oluşum nasıl oluyor da site girişinden Aykut Kocaman gibi birine bu kadar rahat çakabiliyor? Yoksa ortada başka hesaplar mı var? Geçmiş yıllara dayanan, Ali Şen'in başkanlık günlerine dayanan...

İnsan ister istemez şüpheleniyor. Antu'nun geçmişteki yaklaşımı ve bugün yaptığına bakınca; sormadan, sorgulamadan edemiyor insan.

Böyle bir hesaplaşmanız, çıkarınız, kaygınız yoksa ve cesaretiniz varsa, şu görselin bir benzerini Aziz Yıldırım için yapınız. Biz de duruşununuz ne kadar sağlam olduğunu görelim.

Ve son bir paragraf da taraftarın bir kısmına. Dün akşam Fenerbahçe kalecisini ıslıklamakla ve maçta rakip Bucaspor lehine bağırmakla elinize ne geçti? Amacınız neydi? Biri anlatsın. Lütfen!

Wednesday, December 8, 2010

Aykut Kocaman #3

Bugünlerde yüzünün hiç gülmediğine dair yorumlar yapılan, hatta bazı eski gazetecilerin bu sebeple "poker face" dedikleri Aykut Kocaman'ın futbolculuk döneminden bir kare. Gol sonrası sevinci.

foto: Oktay ağabey'in arşivinden.

Friday, October 15, 2010

Rıdvan Dilmen ve Aykut Kocaman

1988-89 sezonundaki Karşıyaka maçından bir kare. Maçı Fenerbahçe 2-1 kazanıyor. Fotoğrafta Aykut Kocaman'ın gol sevinci ve arkada ona koşan Rıdvan Dilmen.

foto: Oktay ağabeyin arşivinden...


Tuesday, September 14, 2010

Aykut Kocaman #2

Acı çekmek özgürlükse... Aykut'uz hepimiz de... Geçen haftaya dair yazılacak, çizilecek şeyler var. Yedek stoper olmadan Kayseri deplasmanına gitmiş olma komedisine dair söylenmesi gereken şeyler var ama...İşte ama... Sabırsız olmamaya gayret etmek. Aziz Yıldırım'ın bir teknik adamı daha, üstelik Fenerbahçe'nin unutulmaz bir ismini daha yemesini istememek...

foto: Oktay ağabeyin arşivinden...

Saturday, August 28, 2010

Eyvah Eyvah!

"...Fenerbahçe Kulübü, olumsuz sonuçların ardından bazı kesimlerce eleştirilen teknik direktör Aykut Kocaman'a sahip çıkarak, ''Başkanımız sayın Aziz Yıldırım ve yönetimimizin şu an itibari ile iki yıllık görev süreleri boyunca Aykut Kocaman görevinin başında olacaktır. Aykut Kocaman'ın iki olumsuz sonuçtan sonra gönderilmesi gibi bir durum söz konusu değildir'' açıklamasını yaptı."

Bu açıklama çok sakat oldu. Hayırdır inşallah? Aykut Kocaman da mı yolcu yoksa? Geçmişte böyle açıklamalar sonrası çok kişi gönderildi Fenerbahçe'den. İnsan tedirgin oluyor.

Wednesday, August 11, 2010

Aykut Kocaman'a Sormak İstediğim Tek Soru: Neden Bilica?

Fenerbahçe Spor Kulübü sportif direktörü ve aynı zamanda teknik sorumlusu olan ve çocukluğumun Fenerbahçe'sinin en önemli figürlerinden biri olan Aykut Kocaman'a elbette ki şu günlerde sormak istediğim çok soru var. Ancak şimdilik hepsini bir kenara itiyorum ve tek bir soru sormak istiyorum.

Yıllar önce Trabzon deplasmanında şampiyonluktaki en büyük rakibini yenen Fenerbahçe takımında o gün oyuncu olarak görev alan ve maçtan sonra neredeyse her Fenerbahçeli şampiyonluk şarkıları söylerken, herkesin aksine mikrofonlara şu sözleri söyleyen:
Şampiyonluk sevincim Trabzonsporlu arkadaşlarımın kaybettikleri için yaşayacakları baskıyı düşününce kursağımda kalıyor,” kişiydi futbolcu Aykut Kocaman. Rakip de olsalar meslektaşlarının acılarına kurduğu empatiyle hissedebildiğini o gün söyleyen, deyim yerindeyse taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kuran kişiydi futbolcu Aykut Kocaman.

Daha sonra Fenerbahçe'den gönderilmesi, futbol hayatının geri kalan kısmı ve teknik adamlık dönemi... Hayatının bu dönemlerinde de ekseriyetle saygı duyulan bir figür oldu.

Ve malumunuz en sonunda önce Fenerbahçe'ye sportif direktör oldu. Akabinde de teknik adamlık koltuğuna oturdu. Aykut Kocaman hala Türk futbolunun en çok saygı duyulan figürlerinden biridir. Hala rakiplerine gerçek manada saygı duyan kişilerden biridir.

O halde sormak isterim: yukarıda bahsettiğimiz Aykut Kocaman profiline, Bilica gibi bir oyuncuyu Fenerbahçe'de hala tutmak, ona forma şansı vermek yakışıyor mu? Üzerinde taşıdığı formanın farkında olmadığını defalarca kez ispat etmiş bu oyuncuyu Aykut Kocaman'ın takımdan uzaklaştırması için Bilica'nın daha ne yapması gerekiyor? En son Beşiktaş maçında yaptığı o malum hareketle formasını giydiği kulübü adeta küçük düşüren ve yaptığı işe (ve yine rakiplerine de tabii) saygısı olmayan bu oyuncuyu hala takımda tutmanızın sebebi nedir? Kendisi bulunmaz hint kumaşı mıdır? Değildir. Kaldı ki öyle olsa bile, mühim olan bu asırlık camiaların duruşudur. Böyle durumlarda camianın prestiji oyunculardan önce gelir.

Umarım transfer dönemi bitmeden Fabio Bilica'nın Fenerbahçe'yle ilişiğini kesersiniz. Çocukluğumun Fenerbahçe'sinin en özel figürlerinden biri olan ve bugün hala sevdiğim Aykut Kocaman'dan şu aşamada en büyük beklentim budur.

Sevgiler
el burrito


Friday, August 6, 2010

Daum Beddua Etmiş Olabilir Mi?


Christoph Daum'un bildiğiniz üzere Fenerbahçe'den gönderilişi pek hoş olmadı. Daum'un gitmemesi gerekiyordu anlamında bir cümle değildir bu. Sadece Fenerbahçe'ye yakışmayan bir görüntü ortaya çıkmıştı. Onunla alakalı bir tespittir. Ve yine Daum'un teknik direktör olduğu takımda, sportif direktörlük görevinde bulunan Aykut Kocaman'ın, Daum'un kovulmasının akabinde teknik adamlık koltuğuna geçmesi de, Aykut Kocaman'ın bu olayın arka planında hiçbir iş çevirmese dahi her fırsatta bu işte parmağı varmış izlenimi uyandıracak bir durumdur. Doğruya doğru. Yıllarca "Sakarya çetesi" elemanlarından biri olmakla anılan ve Fenerbahçe'nin efsanevi başkanlarından Ali Şen'le de arası papaz olarak Fenerbahçe'den gönderilen Aykut Kocaman'ın geçmişinde pek hayırla yâd edilmeyecek türden hikayeler bunlar.

Aykut Kocaman, Fenerbahçe taraftarın çok sevdiği bir isim. Bunda şüphe yok. Young Boys maçları sonrası bazı çatlak sesler çıkmış olabilir ama genel itibariyle tepkiler ağırlıklı olarak Aykut Kocaman'dan ziyade yönetime ve bazı oyuncularadır. Bir müddet daha böyle olacaktır. Lakin şu an Fenerbahçe'nin önünde öyle bir yol var ki, buna Aykut Kocaman'ın şansızlığı mı desek, yoksa Christoph Daum'un ahı mı tuttu desek, bilemedim.

Filmi biraz daha geri sarmak gerekirse; Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Young Boys ile eşleştiğinde herkes bir üst tura dair hayaller kurarken, "ya başaramazsak" kısmına takıldım. Ve devamında kafamda öyle bir felaket senaryosu oluştu ki, gerçekleşmesini Aziz Yıldırım'ı sevmiyor olsa bile hiçbir Fenerbahçeli istemez herhalde.

Young Boys'a elenen Fenerbahçe'ye Uefa Avrupa Ligi Play-Off eşleşmesinde gelebilecek en ters takım geldi, PAOK. Yunan takımı -yine- kağıt üzerinde Fenerbahçe'den iyi değil ama Fenerbahçe de kağıt üzerinde iyi durduğu kadar çimlerin üzerinde iyi duramıyor bu aralar. İlk maçın deplasmanda, ateşli PAOK taraftarı önünde olması yine büyük dezavantaj. Bir maç içerisinde yıkılmak için pozisyon kollayan Fenerbahçe'nin değerli topçuları için hiç uygun bir ortam değildir yani. Deplasmanda alınacak kötü bir sonuç, Kadıköy'deki rövanşta sabırsız tribünlerin takım üzerinde oluşturacağı baskıyla Fenerbahçe'nin Avrupa Lig'ine de el sallamasına neden olabilir. Bu da takdir edersiniz ki Aykut Kocaman ve Fenerbahçeliler için bir yıkım olacaktır.


Gelelim ligdeki duruma. Malumunuz Fenebahçe cezası nedeniyle sahasındaki iki maçını seyircisiz oynayacak. Bu iyi mi, kötü mü? Tribün baskısı olmayacaktır diyen adam için iyi olan bir şey ama rakip takım için de bu durumun iyi olabileceği gerçeğini düşünürseniz, Fenerbahçe için çok da iyi bir durum söz konusu değil. İçeride ilk hafta Antalyaspor'la oynayacak Fenerbahçe'nin, 2. haftada gideceği ilk deplasmanın, geçtiğimiz sezonki belalısı Trabzonspor olmasına ne demeli? Daum'un ahı mı?

Fenerbahçe belki son yıllarda Trabzon deplasmanında çok zorlanmıyor ama bu kez durumun öyle olmayacağı öngörüsünde bulunmak güç olmasa gerek. 3.hafta Kadıköy'de yine seyircisiz bir maçta Manisaspor'la oynayacak Fenerbahçe. İkinci deplasman maçı Kayserispor'la. Kolay bir deplasman olabilir mi? Sanmam.

Fenerbahçe'nin nihayet seyiricisinin önüne çıkacağı ilk lig maçı ise bir derbi. Rakip ise yıldız transferleriyle yaz aylarına damgasını vurmuş Beşiktaş. Zor bir maç olacağı kesin. Yıldırım Demirören'in her fırsatta gazladığı nefretin, son maçta Bilica'nın yaptığı kazmalıkla birlikte sahaya nasıl yansıyacağını tahmin etmek zor değil. Oldukça zor bir maç olacak Fenerbahçe için.

Devam eden haftalarda Fenerbahçe; Kasımpaşa, Gençlerbirliği, Konyaspor'la oynadıktan sonra Kadıköy'de yine bir Galatasaray derbisine çıkacak. Ve en son 10. hafta son şampiyon Bursaspor deplasmanına gidecek olmasıyla 10 haftalık bir bölümü özetlemiş olalım. Burada alınacak kötü sonuçların ardından Aykut Kocaman'ın arkasında dik durabilecek bir Fenerbahçe yönetimi olacağını sanmıyorum. Hatta daha da ileri giderek, Aziz Yıldırım'ın zamanında Oğuz Çetin'e yaptığı şeyi Aykut Kocaman'a da yapabileceğini tahmin ediyorum.

Şimdi elimizi vicdanımıza götürerek soralım kendimize, Fenerbahçe'nin şu anki hali ve önümüzdeki günler için herhangi bir önlem almayacakmışcasına plansız görünümünü gözünüzün önüne getirin. Daha sonra da yukarıda zikrettiğim maçları ve bunların arka arkaya gelecek olmasını düşünün. Aklınıza ne geliyor? Muhtemelen felaket senaryosudur sizinki de. Elbette eksiklerin takıma katılmasıyla ve takımın ligin başlamasıyla toparlanmaya doğru gidebileceği ihtimali de söz konusudur ama bir günde her şeyin düzelmeyeceğini ve Fenerbahçe'de Aykut Kocaman'ın sistemi değiştirmeye çalıştığı gerçeğini de gözünüzün önüne getirin. Yani tam anlamıyla sancılı bir süreçte Fenerbahçe. Ve böylesi bir süreçte, böylesi bir fikstür ve koşullar tam anlamıyla şansızlık değildir de nedir?


Biz zoru severiz, geyiği yaparak bu mevzuyu geçiştirmek de mümkün ama biraz gerçekçi olmak lazım. Evet. Aykut Kocaman'ı seviyoruz. Evet. Onun başarılı olmasını istiyoruz. Evet. Aykut Kocaman'ın uygulamak istediği sistemi gerçekleştirebilmesi için ona sabretmek gerekir. Lakin bir şeyi unutmamak lazım; Fenerbahçe tabir-i caizse Türkiye'nin en sabırsız camiasıdır. Her mağlubiyette en küçük sorunun devasa problemlere döndüğü bu camiada, kötü bir başlangıç yapan Aykut Kocaman ve futbolcularının önündeki bu zorlu süreci aşacağına dair emareleri ne boyutta görüyorsunuz? Hayalci misiniz , yoksa gerçekçi mi?

Lafı yine gereksiz yere uzattık durduk; özet geçelim son paragrafta... Fenerbahçe'nin şu anki durumu ve önündeki maç programına bakınca, insan ister istemez şunu diyor; acaba Daum takımdan gönderilirken başına gelenlerden dolayı Aykut Kocaman'ı sorumlu görmüş ve ona beddua etmiş olabilir mi?


Wednesday, February 24, 2010

Recep - Aykut

O dönemlerin deyimiyle 'Takoz Recep' ve 'Kral Aykut'u aynı karede buluşturan eski bir fotoğraf...

Eskiler güzeldir.

foto: Nuri Baydoğan arşivinden